ÖLSE DE KURTULSAK!

ÖLSE DE KURTULSAK!
  • 04.07.2015
  • ÖLSE DE KURTULSAK! için yorumlar kapalı
  • 4.195 kez okundu

 

“Eczacıluk öldi mu?
Isız eczane kaldı mu?
bakanlık öçin aldı mu?
emdi diploma yırtulur”

MÖ 500, Eczacı Sagusu

 

“Eczaneci bir esnaf değildir, eczaneci bir sağlıkçı da değildir; binaenaleyh eczaneci bir meslek değildir.”

Rahmetli Demirel, Siyasetçi

 

“Kanser ilaçları satamıyorlarsa, meth pişirsinler.”
Walter White, Dizi karakteri

 

Vatana millete hayırlı olsun : Orda burda “Eczacılık öldü mü?” tartışmaları dönmeye başladığına göre bir tercih dönemi daha gelmiş demektir. Alıştık artık, ama garip olan şu : mesela ben liseye başladığım yıl (2007’de) dahi bu laflar ortalıkta dolaşıyordu, o yıl Eczacılığa girenler bugün 3 yıllık Eczacı oldular, meczup olup sokakta sürünenini de görmedim içlerinden. Demek bizim meslek baya dokuz canlıymış, bildiğin Polat Alemdar’mış, yıllardır ha öldü ha ölecek derken bir ölemedi gitti. Enteresan.

 

ÖLSE DE KURTULSAK..

Eczacıların her gün feryat figan ettiği, rehber öğretmenlerin Eczacılık okuyacaklara karamsar bir gelecek çizdiği, Eczacılık öğrencisinin ufkunu daraltan, halkın gözünde esnaftan farksız konumda olan meslek ölse de kurtulsak.. O zaman belki, bir ihtimal küllerinden yeniden doğar.

 

NASIL BİR ECZACILIK?

Yeni nesil Eczacılar olarak, bir şeyi artık tümüyle idrak etmemiz gerek : Bu zamana kadar Türkiye’de mevcut şartlar altında Eczacılara nasıl bir rol biçilmişse, mesleklerini ne şekilde icra etmişlerse, ne konumda olmuş, ne kadar para kazanmış, ne süreçlerden geçmiş ve karşılığında ne elde etmişlerse bundan sonra geriye dönüp bakmak ve bir kıyas içine girmek manasız. Çünkü biz biliyoruz ki, insan sağlığı üzerinden milyarlarca dolar gelir devşiren dev bir ilaç endüstrisi altında bundan sonra el yapımı ilaç hiçbir zaman eski önemine kavuşamayacağı gibi, 90’ların sonunda ilaç kutularının üzerine barkot üzerine barkot yapıştırılıp hazır ilaçlardan elde edilen gelirin %40-50’lere dayandığı o dönem de tekrarlanmayacak. O dönemde eczacının cebine giren fazladan 10 liranın, fakirin fukaranın cebinden çıktığını düşünürsek Allah bir daha bu ülkeyi öyle bir vaziyeti tekrarlatmasın da zaten..

 

MESLEĞİN YÜKÜNÜ SIRTLANMA ZAMANI

Çilesini çeken zaten bilir, bilmeyenler için : Eczacılık eğitimi, pek çok açıdan sanıldığından kompleks ve zorlu bir eğitimdir. Modern Kimya, Botanik, çeşitli Tıbbi İlimler ve Teknoloji gibi bir çok disiplinin kesişme noktasıdır. Akademik çerçevede, bir bilim insanı olarak yetiştirilir ve uluslararası alanda bu şekilde kabul görür. Aldığı derslerin hakkını verdiği takdirde; bugün Küba’da AİDS aşısı geliştiren, Amerika’da Biyofarmasötikler üzerinde çalışan, Almanya’da Kanser çaresi arayan araştırmacılarla beraber çalışabilecek kadar donanım ve yetkinliğe sahiptir. Şimdi, aldığımız bu eğitime rağmen, biz onca yılın ardından kendi aşımızı yeni üretmeye başlamış, dev ilaç firmaları liginde kendine zar zor yer bulabilmiş tüm yerli firmalarımız dahi çok uluslu şirketlere kaptırmış – bir Abdiİbrahim kalmışken, toplum sağlığını tehdit eden kalıtsal ya da kronik bir çok hastalığa tedavi geliştirmek için araştırma yapmak şöyle dursun, Avrupa’da geliştirilip ithal edilen kanser ilaçlarının halka arzında yaşanan sıkıntıları aşamamışız. Ülkende bu tarz sıkıntılar yaşanırken; sen akademisyenlikten kaçar, sen ar-ge’den kaçar, sen endüstriden kaçar, sen bürokrasiden -sağlık politikalarının şekillendiren bürokrasiden- kaçar da derdini mesleğin yapmazsan, mesleğin derdin olur.

 

PARA MEVZULARI
Parasız dönmüyor canına yandığımın dünyası, bak zaten bu zamana kadar eczacılık fakültesinden mezun olup da yeri göğü eczane dolduranların ruhlarını darth vader’a satarak karanlık tarafa geçmelerinin sebebi hep paradan, bi de rahattan. Şimdi böyle bir durumda, Allah’ın “yürü ya kulum” dediği, yıllık cirosu 150-200 binden hiç aşağı düşmeyen, en iyi arabalara binip en güzel semtlerde oturan meslektaşların varken endüstride 3-4 bin lira maaşa -yorgunluğu cabası- tamah etmesi zor. Velakin mevzuya şöyle bir açıdan bakalım, vaktiyle tanık olduğum bir olaydır : Üniversite sınavlarında zamanında Türkiye 2. olmuş bir genç, elektrik elektronik mühendisliği okumak istiyor ve Odtü’yü seçiyor. Odtü’de hazırlıktan başlayıp 5 sene boyunca zorlu bir eğitimden geçiyor ve okulu bitiriyor, diploma notu da 3.4 gibi bir şey. Mezun oluyor, daha önce staj yaptığı Roketsan’dan gelen iş teklifini kabul ediyor ve zamanın parasıyla 2bin küsur liraya orda işe başlıyor. Bu adam muhtemelen 3-4 yıl içinde aylık geliri 8-10 bin olan bir uzman kadrosuna girecek, ama piyasanın onun kalitesine başlangıç olarak biçtiği fiyat 2 bin. Şimdi, üniversite sınavı derecesiyse derece. Eğitimse, en iyi eğitim. Diploma notuysa, odtü elektrik elektroniğe göre gayet başarılı.. Bu adam gocunmadan gidip o paraya çalışıyorsa, kimse kusura bakmasın Eczacı da gidip o paraya çalışacak. Sektör bu zamana kadar bizleri şımartmış olabilir, ama geldiğimiz noktada bizde her meslek grubu gibi artık kendi içinde rekabet etmeye, daha donanımlı olmaya, daha az para için daha çok emek harcamaya mecburuz.

 

EĞİTİM
Yukarıda bahsettiğim gibi Eczacılık eğitimi yoğun ve derin bir eğitim. Fakat bu “yeterli” hatta Eczacının eczanesinde kullandığı pratik bilgiden çok daha fazlasını, ayrıntısını 5 yıllık okul sürecinde öğrenciye yüklemesi bakımından yer yer “aşırı” bulunan bir eğitim. Bana kalırsa, mevcut eğitim fazlası şöyle dursun, şu haliyle ciddi manada bir takım eksikliklere sahip ve yapılandırılmaya ihtiyacı var. Henüz 3. sınıfa yeni geçmiş olmanın verdiği deneyimsizlik ile, mesleki anlamda henüz görmediğim hangi dersin “aşırı” bulunduğu konusunda bir söz söyleme yetkim yok ama bu zamana kadar gözlemlediğim eksiklikleri pekala söyleyebilirim.
Bu konuyu konuşmaya, bir eğitimin nasıl kaliteli sayılabileceği sorusunu cevaplamaktan başlayabiliriz. Bana göre mezununu, meslek hayatına en iyi şekilde hazırlayan ve okuldan iş hayatına atılma sürecinde yaşanılan deneyimsizlik ve yalpalamanın en aza indirilmesini temel amaç edinen okul en iyi eğitime sahip okuldur. Bu zamana kadar Eczacılık fakültelerinde işletme eğitimine yer verilmemesi, veyahut var olan dersin içi pratikte değeri olmayan teorik bilgilerle doldurulması yapılmış en büyük yanlıştır. Bu yanlışın bedelini de, en çok okulunu bitirip eczanesini açan taze mezun Eczacı yaşamıştır. Kanaatim o yönde ki, daha önce stajlar haricinde işletme pratiğinden yoksun kalmış Eczacılar, mezun olduklarında bir yandan bilmedikleri bu işi öğrenmeye çalışıp, diğer yandan eczanesini ayakta tutma çabasını vererek bugünlere geldiler ise bu %1lik dilimden öğrenci alan Eczacılık Fakultesi’ne girmeyi başaran öğrencilerin zekası ve çalışkanlığı sonucudur. Daha düşük bir yüzdelik dilimden, başka bir meslek grubunu benzer bir eğitim eksikliğiyle iş hayatına yollasak işi bu kadar iyi idare edebilirlermiydi emin değilim. Hal bu iken, Eczacılık Fakulteleri bana göre bilimsel eğitimlerine bir kısıtlama getirmeden müfredatına bir kaç temel, bir kaç da üst düzey ekonomi ve işletme dersi koysa, bu dersleri iktisadi ezberleri yüzeysel geçerek ilaç endüstrisi yani farmakoekonomi üzerinden anlatsa bir de halen eczane açmayı düşünenler için -artık önemi bariz olan- otc için pazarlama, satış teknikleri anlatılsa. Sadece meslek hayatında karşılaşacağımız sorunlara yönelik de değil, sağlık hukuku ve mevzuata daha detaylı vakıf olabileceğimiz, öylesine konulmuş dersler değil de- ezberden uzak fikir jimnastiği ve yorumla geçen dersler olsa. Eğer bu disiplinlerde, Eczacılık Fakültesi’nden yeterli kadro sağlanamıyorsa arzu edenler için İktisat, İşletme ve hatta Moleküler Biyoloji ve Genetik, Kimya, Biyoloji gibi bölümlerde çift anadal ve yandal programları açılsa.. Fena olmazdı.

 

ABİ VE ABLALARA..
Ben bazen eczane Eczacılarına veryansın ederim, onlar da bazen bana kızarlar. Yaptıkları işin bir değeri muhakkak var ama artık meslek içinde devinimci bir hareketin gelişme zamanı geldi. Eğer biz gençler bu mantığı oturtamazsak, eczanesini kurmuş işi tıkırında eczacıya hadi gel mesleği kurtar demek zaten abes. Onlara düşen yegane şey, eleştirilerimizi aşağılama gibi kabul etmemeleri ve bu mesleğin ülkeye daha yararlı konuma gelmesinde bizi desteklemeleri. Belki beni bir meslektaş olarak değil de, sağına soluna eczane açıp gelirini baltalayacak potansiyel rakip olarak görmekten de vazgeçer bu sayede. Değişimler ve ilerlemeler ancak memnuniyetsizlik ve eleştiri ile mümkün olur. Eczanenin vatandaşa en yakın Şifahane ve Eczacının da donanımlı bir sağlıkçı olduğu elbette bizlerce barizdir, fakat bunun bugüne kadar pratikte değeri yeterince anlaşılamamış ki bugün medyada haber niteliğinden yoksun, sistemin faturasını Eczacıya kesen bir çok karalama yapılıyor, tercih sürecinde öğrencilere Eczacılık, eczane eczacılığından ibaret gösteriliyor ve öğrenciler yönlendirilmiyor, halk bizi esnaf olarak biliyor ve öyle muamele ediyor. O zaman, demek burada bir yanlış var, biz bir şeyi hatalı yapıyoruz, bir şey de eksiğiz demek. Bu noktada belki yeni mezun eczacılardan bezmiş, gelirini düşürmek istemeyen eczacıların yoğun uğraşları sonucu çıkarttığı kısıtlama getiren 3500 yasası bizler için Eczacılık içinde yeni alanlar yaratma, özellikle arge ve endüstri adına en kuvvetli teşvik unsurudur. Hakeza Yeni Eczacılık fakülteleri akademisyenliğe yönelmek için bir fırsattır, senin kendini geliştirirken bir yandan da ülkeye daha kalifiye Eczacı yetiştirmen için bir imkandır. Yakınmak, kaygılanmak yerine bir sakin olup dezavantajların içinde saklı avantajları görebilsek gelmiş geçmiş en şanslı Eczacı nesli biziz. Ben tüm yazılıp çizilenlere, “gemi batıyor” diye galeyana gelip çekip gidenlere, maddi ve manevi zorluklara rağmen ülkemde Eczacılığın geleceğinden ve o geleceği inşaa edecek vizyoner Eczacılardan yana umutluyum.

Etiketler: / / / /

GİLABURU BİTKİSİNİ TANIYALIM
Yoğunlukla Kayseri’nin Bünyan ilçesi ile civarında yetişen ve “Gilaburu” bitkisi, böbrek taşı düşürme ve ağrı kesici özelliğinin bilimsel olarak kanıtlanmasıyla...
Eczacı Gamze Aydoğan ile Söyleşimizi Gerçekleştirdik
Sosyal medyada sosyaleczaci kullanıcı adı ile tanınan Eczacı Gamze Aydoğan, davetimizi kırmayıp fakültemize geldi ve kendisiyle çok samimi bir söyleşi...
Meme Kanseri İçin Farkındalık Semineri Düzenledik
Ekim ayı aynı zamanda Meme Kanseri Bilinçlendirme ayı. Biz de bu önemli ayda Op. Dr. Halil KARA ile meme kanseri...
Birinci Sınıf Arkadaşlarımızla Tarihi Yarımada’yı Gezdik
Bugün İstanbul mimarisinin Osmanlı yadigarı eserlerini ögrenme fırsatı bulduk. Gezimize rehberimiz Mahmut Sami Şimşek’ten tarihi yarımada ile ilgili genel bilgi...
Kitap Okuma Grubuyla İlk Toplantımız
İstanbul Üniversitesi Eczacılık Öğrencileri Birliği olarak arkadaşlarımızın talebi doğrultusunda fakülte genelinde kitap okuma grubu oluşturmaya karar verdik. 12 Ekim Cuma...
1.SINIFLARLA DERS NOTLARI TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRDİK
1. sınıftaki arkadaşlarımızla dönemin ilk ders notları toplantısını gerçekleştirdik. Bilindiği gibi bu yıl eğitim sistemimiz değişti. Değişen bu yeni sistemle...
1.SINIFA BAŞLAYAN ARKADAŞLARIMIZA KULÜBÜMÜZÜ TANITTIK!
Fakültemize yeni gelen arkadaşlarımıza IUPSA’ nın etkinliklerini ve amaçlarını tanıtmak için sunum gerçekleştirdik. IUPSA başkanımız Ömer Faruk Özkanlı önceki yıllarda...
21 Eylül Dünya Alzheimer Günü!
Iupsa olarak alzheimer hastalığına farkındalık oluşturmak ve sizleri bilgilendirmek için birkaç bilgiyi derledik. Alzheimer Hastalığı Nedir, Nasıl Oluşur? Halk  arasında...
YENİ EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ İLK GÜN
Okulumuzda yeni dönemin ilk dersi 12 Eylül Çarşamba günü 1. sınıflar için başladı. Fakülte Dekanı Prof. Dr. Erdal Cevher hocamızın...
Sık Sorulan Soruları Cevapladık!
2018 Yeni Kayıt Kılavuzu: http://cdn.istanbul.edu.tr/FileHandler2.ashx?f=kayit-islemleri-2018_636713145505383385.pdf 1. Öncelikle ön kayıt ya da öğrenci otomasyon sistemine kayıt nedir? Otomasyon sistemi = aksis.istanbul.edu.tr,...
“Doğadan Şifaya” adlı etkinliğimizin anket sonuçları!
5 Mayıs 2018 tarihinde yaptığımız Doğadan Şifaya adlı etkinliğimizin anket sonuçlarını sizin için derledik. Beyazıt Meydanı’ nda gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 400...
“Yardımcı Eczacılık” Başvuru ve Çalışma Şartları Belli Oldu!
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu(TİTCK), yardımcı eczacılık konusunda CİMER, BİMER vb. iletişim kanalları ve sahada yaşanan mağduriyetler ile ilgili...
STAJ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME
Bu yıl geçen yıldan farklı olarak staj defterine geçildiğinden iupsa olarak kafaya takılan bazı noktaları açıklayarak yardımcı olmak istedik. 1-...
Yeni Yönetim Kurulumuz Açıklandı!
Türkiye’nin ilk eczacılık öğrencileri birliği olan İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğrencileri Birliği’nde (IUPSA) 2018-2019 dönemi için görev alacak arkadaşlarımız belli...
YARDIMCI ECZACILIK TASLAK KILAVUZU YAYINLANDI!
“Yardımcı Eczacı Yerleştirmesi ve Çalıştırılmasına Dair Usul ve Esaslara İlişkin Kılavuz” yayınlandı. Yardımcı eczacılıkla ilgili merak edilen soruların cevaplarını haberimizin...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
Eczacilar.net